Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et ve tatlı tüketiminin sindirim sistemine getirdiği yükü ve lifli gıdaların önemini anlattı.
Kurban Bayramı süresince artan kırmızı et ve hamur işi tatlı tüketimi, fiziksel aktivitenin azalmasıyla birleşince sindirim sisteminde ciddi bir yüke neden oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle liften fakir beslenmenin bağırsak dengesini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Sürekli kırmızı et ağırlıklı beslenmenin bağırsak mikrobiyotasını değiştirebildiğini belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, aşırı kırmızı et tüketiminin faydalı bakterileri azaltabileceğini ifade etti. Lif tüketiminin yetersiz kaldığı bayram sofralarında şişkinlik, hazımsızlık ve kabızlık gibi sorunların daha sık görüldüğünü kaydeden Pirçek, et tüketimini sebze, yeşillik ve tam tahıllarla dengelemenin önemine dikkat çekti.
Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, et tüketiminin yanında lif açısından zengin besinlerin sofrada bulunması gerektiğini vurguladı. Roka, maydanoz, semizotu ve marul gibi yeşilliklerin sindirim sistemini desteklediğini belirtti. Brokoli, enginar, karnabahar ve brüksel lahanası gibi lifli sebzelerin bayram sofralarında daha fazla yer almasını öneren Pirçek, beyaz pirinç yerine bulgur, karabuğday veya kinoa gibi kompleks karbonhidratların tercih edilmesini tavsiye etti.
Kuru baklagillerin de önemli bir lif kaynağı olduğunu hatırlatan Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, mercimek, nohut ve barbunya gibi besinlerin bağırsak sağlığını desteklediğini ve öğünlerin dengelenmesine katkı sağladığını sözlerine ekledi.
Bayram sofralarında kontrolsüz artan protein tüketiminin vücutta sessiz bir yük oluşturabileceğini dile getiren Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, aşırı kırmızı et ve sakatat tüketiminin sindirim sistemini zorladığına işaret etti. Yoğun protein kaynaklarının sindiriminin daha uzun sürdüğünü, lif yetersizliğiyle birleşince gaz, şişkinlik ve kabızlık gibi sorunların ortaya çıkabildiğini belirtti. Pirçek, fazla protein tüketiminin karaciğer ve böbreklerin çalışma yükünü de artırabileceğini ifade etti.
Aşırı protein tüketiminin ürik asit seviyelerini yükselterek gut ataklarını tetikleyebileceğini de belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, bayram sonrası hissedilen halsizlik ve ağırlık hissinin sadece tatlıdan değil, yoğun protein yükünden de kaynaklanabildiğini söyledi. Bayram sofralarının gelenek, paylaşım ve sosyal bağ anlamı taşıdığını, sosyal yeme baskısının da kontrolsüz tüketimi artırabildiğini ekledi. İkram reddetmenin suçluluk hissi yaratarak duygusal yeme davranışını tetikleyebileceğini belirten Pirçek, önemli olanın kusursuz beslenmek değil, dengeyi koruyabilmek ve bedenin sinyallerini fark edebilmek olduğunu vurguladı.
Bayram sofralarında hedeflenenin yalnızca protein tüketmek değil, öğünü dengelemek olduğunu vurgulayan Pirçek, ideal bir bayram tabağında etin yanında sebze, salata ve kompleks karbonhidratların bulunması gerektiğini belirtti. Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, et tüketiminin yanında bol yeşillik, sebze ve yeterli su tüketiminin sindirim sistemini desteklediğini ifade etti. Bayram boyunca küçük porsiyonlarla ilerlemek, öğün dengesini korumak ve fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmamak da oldukça önemli birer adım olarak öne çıkıyor.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap