Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Konur, el, ayak ve ağız hastalığı vakalarında artış olduğunu bildirdi. Hastalık ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.
Son günlerde çocuk sağlığı polikliniklerine yapılan başvurularda el, ayak ve ağız hastalığı (EAAH) vakalarında belirgin bir artış yaşanıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Konur, hastalığın özellikle 5 yaş altı çocuklarda sık görüldüğünü belirtti. Ebeveynlerin paniğe kapılmaması gerektiğini vurgulayan Konur, doğru bilgi ve uygun yaklaşımla hastalığın kolayca yönetilebildiğini söyledi.
El, ayak ve ağız hastalığı, genellikle enterovirüs ailesinden, en sık da Coxsackievirus A16’nın neden olduğu viral bir enfeksiyondur. Hastalık her yaş grubunda görülebilse de vakaların büyük çoğunluğu 5 yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor. Virüs, yaz sonu ve sonbahar aylarında salgın yapma eğiliminde olsa da yılın her döneminde görülebiliyor.
Hastalık başlangıçta hafif bir soğuk algınlığı gibi seyrediyor. Birkaç gün içinde ateş, halsizlik, huzursuzluk ve iştahsızlık gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Ardından ağız içinde, dilde, diş etlerinde ve yanak içlerinde ağrılı kırmızı lezyonlar oluşuyor. Bu yaralar, çocukların yutkunmasını zorlaştırarak beslenme ve sıvı alımını etkileyebiliyor.
Ateşin başlamasından bir iki gün sonra avuç içlerinde, ayak tabanlarında, bazen de kalça ve diz bölgelerinde kırmızı, içi sıvı dolu küçük kabarcıklar şeklinde döküntüler görülüyor. Bu döküntüler genellikle kaşıntı yapmasa da ağrılı olabiliyor.
El, ayak ve ağız hastalığı oldukça bulaşıcıdır. Kreşler, anaokulları ve oyun alanları virüsün yayılması için risk oluşturuyor. Hastalık; enfekte kişinin tükürük, balgam ve burun akıntısı yoluyla, kabarcıklardaki sıvıya doğrudan temas edilmesiyle, dışkı yoluyla (özellikle bez değişimi sonrası yetersiz el hijyeni) ve virüs bulaşmış oyuncak, kapı kolu gibi yüzeylere temas edilmesi sonucu bulaşabiliyor.
Hastalığın viral kaynaklı olması nedeniyle antibiyotikler etkisizdir. El, ayak ve ağız hastalığının spesifik bir ilacı ya da aşısı bulunmuyor. Tedavideki amaç, çocuğun şikayetlerini hafifletmek ve konforunu sağlamaktır.
Ağız içindeki yaralar nedeniyle çocukların su içmek istememesi vücudun susuz kalmasına neden olabilir. Bu nedenle bol sıvı tüketimi sağlanmalı, yoğurt, soğuk çorba ve püre gibi ılık ya da soğuk gıdalar tercih edilmelidir. Asitli, acı ve baharatlı yiyeceklerden kesinlikle kaçınılmalıdır. Hekim önerisiyle çocuklara uygun ateş düşürücü ve ağrı kesiciler kullanılabilir. Ağız içi yaralar için ise ağrı hafifletici sprey veya jeller reçete edilebilir.
Hastalık belirtileri tamamen düzelene kadar çocuklar kreş veya okula gönderilmemelidir. Evde istirahat edilmesi, hem çocuğun iyileşmesini hızlandırır hem de salgının yayılmasını önler. Hastalık genellikle 7 ila 10 gün içinde kendiliğinden iyileşiyor.
Hastalığa karşı en güçlü korunma yöntemi hijyen kurallarına uymaktır. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla sık sık yıkanmalıdır. Ortak kullanılan oyuncaklar ve yüzeyler düzenli olarak dezenfekte edilmeli, hasta kişilerle yakın temaslardan kaçınılmalıdır.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap