ABD-İran gerilimi ve merkez bankalarının faiz mesajları, hafta boyunca emtia piyasalarında fiyatlamaları belirledi. Brent petrol yükselirken, değerli metaller geriledi.
Hafta boyunca küresel emtia piyasaları, ABD ile İran arasındaki jeopolitik gerilimler ve büyük merkez bankalarının para politikası mesajları nedeniyle önemli dalgalanmalar yaşadı. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki enerji arzı belirsizlikleri Brent petrol fiyatlarını yukarı yönlü hareket ettirirken, enflasyonist endişeler diğer emtia gruplarında da oynaklığı artırdı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile müzakereleri askıya aldığını açıklaması, piyasalarda dalgalı bir seyir oluşturdu. Ancak Tahran yönetiminin uzlaşmacı bir teklif sunduğuna dair haber akışı, kısmi rahatlama sağladı.
ABD’nin İran limanlarına yönelik uzun süreli abluka hazırlığı ve Hürmüz Boğazı’ndan enerji geçişlerine ilişkin endişeler, Brent petrol üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu. Bu durum, enflasyonist baskıların güçlenebileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Donald Trump, İran ile görüşmelerin devam ettiğini ancak Tahran’dan gelen son tekliften “memnun olmadığını” belirtti. Bu açıklama, İran’ın ABD ile müzakerelerde aracı olan Pakistan yönetimine yeni bir teklif sunduğu haberlerinin ardından geldi.
Trump yönetiminin ABD Kongresi’ne gönderdiği mektupta, bölgedeki ABD Silahlı Kuvvetleri’nin varlığına rağmen İran ile savaşı “sona ermiş” sayması, jeopolitik risk algısında hafif bir rahatlama sağladı. Ancak Hürmüz Boğazı’ndan enerji geçişlerine yönelik belirsizlikler, enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü riskleri korudu.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC+ cephesinden gelen haberler de piyasaları etkiledi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu.
Barclays, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin uzamasını gerekçe göstererek 2026 yılı Brent petrol fiyat tahminini varil başına 85 dolardan 100 dolara yükseltti. Banka, kesintilerin daha uzun sürmesi halinde fiyatların 110 dolara kadar çıkabileceğini öngördü.
Enflasyon risklerinin gündemde kalmaya devam ettiği haftada, ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB), İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) politika faizlerini beklentiler doğrultusunda sabit tuttu.
Merkez bankası başkanlarının sözle yönlendirmelerinde temkinli bir ton öne çıktı. Fed Başkanı Jerome Powell’ın güvercin tondan uzak mesajları, para politikasında ilave sıkılaşma ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Fed’in faiz kararını 8’e karşı 4 oyla alması, komite içindeki görüş ayrılıklarının belirginleştiğine işaret etti.
Makroekonomik veri tarafında, ABD ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde beklentilerin altında büyümesi, küresel talep görünümüne ilişkin soru işaretlerini artırdı. Ancak büyümenin ivme kazanma eğilimini koruması, resesyona yönelik endişelerin sınırlı kalmasını sağladı.
Bu gelişmelerle tahvil piyasalarında satış baskısı arttı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftalık bazda yaklaşık 10 baz puan yükselerek yüzde 4,3970’e çıktı. Dolar endeksi ise haftalık bazda yüzde 0,4 düşüşle 98,2 seviyesinden kapandı.
Değerli metaller, tamamlanan haftada paladyum hariç negatif bir seyir izledi. Jeopolitik risklerin güvenli liman talebini desteklemesine karşın, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırması ve tahvil faizlerindeki artış, fiyatlamalar üzerinde baskı oluşturdu.
Baz metallerde ise karışık bir seyir izlendi. Çin’den gelen imalat sanayi verileri talep görünümüne sınırlı destek verirken, küresel büyümeye ilişkin belirsizlikler ve yüksek enerji maliyetleri fiyatlamaları etkiledi.
Çin’de Nisan ayı imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 50,3 ile genişleme bölgesinde kaldı. Ancak hizmet sektörü PMI 49,4’e gerileyerek daralma bölgesine indi.
Bakır fiyatlarında enerji dönüşümü ve altyapı yatırımlarına ilişkin uzun vadeli talep beklentileri korunurken, kısa vadede yüksek faiz ortamı ve küresel sanayi üretimine yönelik endişeler satış baskısını artırdı.
Tarım emtialarında bu hafta kahve hariç pozitif bir seyir izlendi. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, biyoyakıt üretiminin artacağına yönelik beklentiler üzerinden mısır, soya fasulyesi ve şeker fiyatlarını destekledi.
Gübre ve lojistik maliyetlerine ilişkin endişeler de tahıl piyasalarında yukarı yönlü fiyatlamaları güçlendirdi. Chicago Ticaret Borsası’nda işlem gören mısır, buğday ve soya fasulyesi, ABD-İran hattındaki görüşmelerin duraklaması ve ham petrol fiyatlarındaki yükselişten destek buldu.
Şeker fiyatlarında, enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi ve Brezilya’da şeker kamışının etanol üretimine yönlendirilebileceğine ilişkin beklentiler yükselişi destekledi. Pamuk ve kakaoda da artışlar kaydedildi.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap